PAST PERFECT TENSE | İngilizce Kulübü


Zaman Yapısı (mişli geçmiş zaman)

[had + past participle (V3)]


  • You had studied English before you moved to New York.(Sen Newyork a taşınmadan önce İngilizce çalışmıştın.)
  • Had you studied English before you moved to New York?
  • You had not studied English before you moved to New York.

Kullanımı 1 Geçmişte bir olaydan önce tamamlanan olaylarda



Past Perfect tense geçmişte bir olaydan önce meydana gelen olayları anlatmak için kullanılır. Ayrıca geçmişte belli bir zaman diliminden önce gerçekleşen olayları belirtmek içinde kullanırız.


  • I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai.
  • I did not have any money because I had lost my wallet.
  • Tony knew Istanbul so well because he had visited the city several times.
  • Had Susan ever studied Thai before she moved to Thailand?
  • She only understood the movie because she had read the book.
  • Kristine had never been to an opera before last night.
  • We were not able to get a hotel room because we had not booked in advance.
  • A: Had you ever visited the U.S. before your trip in 2006?
    B: Yes, I had been to the U.S. once before.

Kullanımı 2 geçmişte belli bir zaman diliminden önceki durumdan söz eder.

(olay devam etmez)

pastperfectcontinuous (1)


Past Perfect Tense geçmişte gerçekleşen iki olaydan daha önce olanını anlatmak için kullanılır. Bu eylemlerden sonra olan Simple Past Tense ile ifade edilir. Aslında birçok durumdaPast Perfect Tense kullanılmayabilir. Fakat cümlenin iki anlamlı olmasını engellemek için bu zaman kullanılmaktadır.


  • We had had that car for ten years before it broke down.
  • By the time Alex finished his studies, he had been in London for over eight years.
  • They felt bad about selling the house because they had owned it for more than forty years.

Although the above use of Past Perfect is normally limited to Non-Continuous Verbs and non-continuous uses of Mixed Verbs, the words “live,” “work,” “teach,” and “study” are sometimes used in this way even though they are NOT Non-Continuous Verbs.


Geçmişte belirli bir eylem veya zamandan önceki süreci anlatmak için de Past Perfect Tense kullanılır.


  • She had visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.


Cümlede before ya da after kullanılıyor ise, hangi eylemin daha önce gerçekleştiği zaten belli olduğu için past perfect tense kullanılmayabilir. Bu cümlelerde past perfect yerine simple pastkullanımı anlam farkına neden olmaz.


  • She had visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.
  • She visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.




(?) SORU

I had played (Oynamıştım)

I hadn’t played (Oynamamıştım)

Had I play (Oynamış mıydım?)

You had played (Oynamıştın)

You hadn’t played (Oynamamıştın)

Had you play (Oynamış mıydın?)

He had played (Oynamıştı)

He hadn’t played (Oynamamıştı)

Had he play (Oynamış mıydı?)

She had played (Oynamıştı)

She hadn’t played (Oynamamıştı)

Had she play (Oynamış mıydı?)

It had played (Oynamıştı)

It hadn’t played (Oynamamıştı)

Had it play (Oynamış mıydı?)

We had played (Oynamıştık)

We hadn’t played (Oynamamıştık)

Had we play (Oynamış mıydık?)

They had played (Oynamışlardı)

They hadn’t played (Oynamamışlardı)

Had they play (Oynamışlar mıydı?)