İngilizce de en yaygın Phrasel Verbs

Bir yabancı dil öğrencisinin en sıkıntı çektiği konulardan biride phrasel verbs’tür. Ezberlemek zordur çabuk unutulur. Ancak bu kelimelere çok ihtiyacımız var , sınavlarda sürekli karşımıza çıkar ayrıca ana dili İngilizce olan ülkelerde de konuşma dilinde çok kullanılır. Burada en çok kullanılan Phrasel Verbs ler ve anlamları vardır. Deftere yazarak, odanıza asarak vs gibi yöntemler ile bunlara çalışabilirsiniz. 

PHRASAL VERBS
add up  eklemek, ilave etmek, toplamak
back away  geri cekmek, vazgecmek
back down  caymak, pes etmek, sozunden donmek
back out  caymak, doneklik etmek
back up  desteklemek, geri geri gitmek
be carried away  goturulmek, kapilmak, akintiya kapilmak
blow out  patlama, ufleyip sondurmek
blow up  havaya ucurmak, patlak vermek, patlamak
break away  sevgiliden ayrilmak, ayrilmak
break down  arizalanmak, kontrolu kaybedip birden bire aglamaya baslamak, travma gecirmek
break in  alistirmak, kirmak, cokertmek, terbiye etmek, egitmek
break into  zorla girmek
break off  kirilip ayrilmak, kirilmak, ilisigini kesmek
break out  patlak vermek, birden bire baslamak
break through  yarip gecmek, dogmak, gorunmek
break up  parcalara ayrilmak, iliskiyi bitirmek, bitirmek
bring about  beraberinde getirmek, neden olmak, sebep olmak
bring forward  one surmek, ileri surmek, nakletmek
bring out  yol acmak, neden olmak, uretmek
bring up  cocuk buyutmek, yetistirmek, sozetmek
bugger off  gitmek, basip gitmek, yaylanmak
call at  hastayi yoklamak, ugramak, ziyaret etmek
call back  yeniden telefonla aramak, arayan kimseyi geri aramak, caymak
call for  -i istemek, gerekli olmak
call in  davet etmek, iadesini istemek
call off  iptal etmek, vazgecmek
call on  istemek, ugramak, ziyaret etmek
call upon  davet etmek, talep etmek
call out  izinsiz yuksek sesle konusmak, bagirarak soylemek, rica etmek
carry on  isi surdurmek, tasimak, devam etmek
carry out  yerine getirmek, uygulamak, basarmak
catch on  anlamak, tutulmak
catch up  senden onde giden birisini yakalamak, ayni seviyeye gelmek
check in  giris yapmak, kaydolmak
check out  cikis yapmak, muayene / kontrol etmek
cheer up  neselendirmek, moralini duzeltmek
clear up  aydinlanmak, cozumlemek
come about  dogmak
come across  karsilasmak, rastgelmek, denk gelmek
come along  birlikte gelmek, eslik etmek, gelmek, bulunmak, ilerlemek, gelismek
come around  ugramak, dirilmek, canlanmak, ayilmak
come round  tutumunu degistirmek, razi olmak
come at  saldirmak, ulasmak, ugrasmak
come away  ayrilip gelmek, sokulmek
come before  huzura cikmak, once gelmek
come by  edinmek, kazanmak, elde etmek
come down with  nedeniyle hastalanmak, yataga dusmek, yakalanmak
come into  mirasa konmak, elde et
come off  cikmak, basari kazanmak, dusmek
come out  ortaya cikmak, cikmak, gorumek, gozukmek, hapisten cikmak
come to  (hesap) tutmak, iyilesmek, ayilmak
come up with  ileri surmek, one surmek
come upon  karsilasmak
count on  guvenmek, bel baglamak
cross out  cizmek, karalamak, silmek
cut down  azaltmak
do away with  -i ortadan kaldirmak, feshetmek
draw back  geri almak, geri kalmak
draw up  ayarlamak, duzenlemek
drop in  habersiz ziyaret etmek, birakmak
drop off  indirmek, uyuyakalmak, arabayla birakmak
drop out  birakmak, uyelikten ayrilmak, cikmak
fall apart  dagilmak, parcalara ayrilmak
fall back upon  basvurmak, el atmak, muracaat etmek
fall back on  -e basvurmak
fall behind  (with) geride kalmak, yetisememek
fall for  bitmek, cok begenmek, bayilmak
fall off  azalmak, dusmek, dokulmek
fall out  kusmek, bozusmak
fall through  basarisiz olmak, vazgecilmek
fall to  baslamak, girismek
fall upon  -e saldirmak, rastlamak
fall on  hucum etmek, saldirmak
figure out  -i anlamak, -i cozmek
find out  kesfetmek, ortaya cikarmak
get across  anlatmak, aciklamak, anlasilmak
get along  anlasmak, yetmek
get at  demek istemek, kastetmek
get away with  cezasini gormemek, you can get away with that?
get behind  geride kalmak, arkasina gecmek
get by  gecin, idare etmek
get down  asagi inmek, birisini uzmek
get down to  baslamak, girismek
get in  girmek, kabul edilmek
get off  inmek, yola cikmak
get on  binmek, konuya girmek, bir araca binmek
get out  defol, cikmak, cikartmak
get over  basa cikmak, atlatmak
get rid of  basindan savmak
get through  basarmak, bitirmek, icinden gecmek
get to  baslamak, dalavereyi anlamak
get up  ayaga kalkmak, ayaga kaldirmak
give away  bagislamak, hediye olarak vermek
give in  teslim etmek, teslim olmak
give off  cikarmak, kacirmak
give out  dagitmak, bildirmek, ilan etmek
give up  vazgecmek, birakmak, pes etmek
go after  yakalamak icin pesinden gitmek, kovalamak, pesinde olmak
go against  aykiri olmak, karsi gelmek
go ahead  ilerlemek, devam et
go by  gecmek, gecip gitmek
go down with  hastalanmak
go for  gayret etmek, cabalamak, bulmak
go off  gitmek, calmaya baslamak, ates almak
go on  devam etmek, surdurmek
go on with  -e devam etmek
go over  -i tekrar gozden gecirmek
go through  goz atmak, kontrol etmek
go up  yukselmek
hand down  kusaktan kusaga devretmek, karar vermek
hand in  el ele, iletmek, teslim etmek
hand out  dagitmak, cikmasina yardim etmek
hand over  teslim etmek, aktarma
hang up  asmak, ertelemek, telefonu kapatmak
hear about  -den haberi olmak
hear from  haber almak
hear of  ogrenmek
hold off  defetmek, kacinmak
hold on  dayanmak, telefonda bekletmek
hold up  yukari kaldirmak, tutmak, desteklemek, gecikme
keep away  uzak durmak, uzak tutmak
keep in touch with  -ile temasi surdurmek, -ile iliskiyi koparmamak
keep off  uzak durmak, bir seyi yapmaktan kacinmak
keep on  yapip durmak, -e devam etmek, surdurmek
keep out  disinda kalmak, disarida birakmak
keep up  devam ettirmek, ayak uydurmak
keep up with  -e ayak uydurmak
lay off  isten cikarilmak
let down  hayal kirikligina ugramak
let off  cezadan veya bir vazifeden muaf tutulmak, patlamaya neden olmak
live on  yasamaya devam etmek, ..yiyerek yasamak
live off  gecimini bir sey ya da isten saglamak
look after  cocuga bakmak, bakmak
look back on  hatirlamak, animsamak
look down on  -i hor gormek
look for  aramak, arastirmak
look forward to  sabirsizlikla beklemek, can atmak
look in  kisa bir ziyarette bulunmak
look into  incelemek
look on  bakip durmak, seyretmek, birlikte kitap okumak
look out  -e dikkat etmek, disari bakmak
look for  bulmaya calismak, -i aramak
look over  gozden gecirmek, incelemek, kontrol
look round  her turlu olanaga basvurmak, dolasmak
look around  bakinmak, etrafina bakinmak
look through  incelemek
look to  basvurmak, bel baglamak
look up  gozleri yukari dikmek, sozlukte aramak
look up to  bir kisiye hayranlik veya saygi duymak
make for  bir yere yonelmek, ona dogru gitmek, mumkun kilmak, sonuclanmak
make out  bir seyi anlamak, ayirt etmek, resmi bir belgeye gerekli herseyi yazmak
make up  meydana getirmek, barismak, makyaj yapmak
make up for  telafi etmek
pass away  olmek
pass down  nesilden nesle gecmek
pass for  olarak gecmek, diye kabul edilmek
pass out  bayilmak, kendinden gecmek, bir grup icindeki herkese bir sey dagitmak
pay off  borcunun tamamini odemek
pick up  devsirmek, hizlanmak, rastgele bulmak, almak
point out  belirtmek, aciklamak
pull down  birisini uzmek, bir binayi yikmak
pull out  cekip cikartmak, uzaklasmak
pull through  ciddi bir hastaliktan kurtulmak, iyilesmek
put across  bir seyi acik ve net sekilde aciklamak
put aside  bir tarafa koymak, kaldirmak, biriktirmek
put down  bir seyi yere koymak, oldurmek (hayvan)
put forward  bir fikir ortaya koymak
put off  ertelemek
put on  giyinmek, bir aleti calistirmak, eklemek
put out  sondurmek, ilan etmek, duyurmak
put through  arama yapmak, telefona baglanmak, basariyla tamamlamak
put up with  tahammul etmek
run across  rastlamak, beklenmedik bir zamanda sorunla karsilasmak
run after  kovalama, yakalamaya calismak
run away  kacmak, zor bir durum ile ugrasmaktan kacinmak
run down  araba ile birine carpmak, gucunu kaybetmek
run into  rastlamak, guclu bir sekilde vumak
run out  tukenmek, disari kosmak
run over  tasmak, kazara araba ile carpmak
see off  yolcu etmek, kapiya kadar gecirmek
see out  birseyi sonuna kadar gormek
see to  halletmek, ugrasmak, ilgilenmek
send for  birisini mesaj yoluyla gorusmeye cagirmak, posta ile siparis talep etmek
send out  bir seyin baska insanlara ulasmasini saglamak, uretmek
set aside  bir tarafa birakmak, bir kenara koymak
set off  yola cikmak
set out  -e koyulmak, -e kalkismak, yola cikmak, bir seye niyetlenerek ise koyulmak
set up  bir seyi kurmak veya baslatmak
show off  hava atmak
show up  varmak, gorunmek ortaya cikmak
stand by  zor durumdaki birisinin yaninda olmak, onu desteklemek
stand for  temsil etmek, bir kelimenin kisaltmasi olmak, dayanmak, tahammul etmek, aday olmak
stand out  kolayca gorulebilmek
take after  benzemek
take apart  parcalara ayrilmak
take away  yerinden cikartmak, cikartmak
take back  geri almak, geri goturmek, eskiyi hatirlamak
take down  parcalara ayrilmak, yazmak
take for  bir seyle karistirmak, bir seyi konuyu veya kisiyi bir sekilde algilamak
take in  aldatmak, kandirmak, anlamak, elbise daraltmak
take off  kiyafetini cikarmak, ucagin yerden havalanmasi, taklit etmek
take on  bir isi veya sorumlulugu kabul etmek, ise almak
take out  bir seyi bir yerden cikartmak, bir yere biriyle gitmek
take over  bir seyin kontrolunu veya sorumlulugunu ele almak
take up  bir etkinlige baslamak, belli bir miktar zaman kullanmak veya caba harcamak,
tell apart  kisi ya da nesneler arasindaki farklari soylemek
tell off  azarlamak
throw up  kusmak, terk etmek, reddetmek, uretmek
tough out  dayanmak, gogus germek, karsi koymak
try on  elbise denemek
try out  denemek
turn away  kabul etmemek, birinin iceri girmesine izin vermek
turn back  ters yone gitmek, geri donmek
turn down  reddetmek, bir aletin sesini kismak
turn into  baska bir seye donusmek
turn off  bir aletin calismasinin durdurmak
turn on  bir aletin dugmesine basarak calistirmak
turn out  olaylarin ve kisilerin beklenmedik bir hal almasi, bir aleti kapatmak
turn over  kontrolu birisine vermek, polise teslim etmek
turn to  yardim icin birisine basvurmak
turn up  bir seyin hizini, sesini, gucunu arttirmak, varmak
wash away  suyun hareketi ile bir seyi yok etmek
watch for  beklemek, gozlemek, kollamak
watch out  dikkat etmek
wear off  yavas yavas azalmak
wear out  bir seyi tukenene kadar kullanmak, birisini cok yormak
wind up  bitirmek, rahatsiz etmek, sarmak
wipe out  tamamen ortadan kaldirmak
work out  cozmek (problem), antreman yapmak