WILL – WOULD

Paylaş...
Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Pin on Pinterest0





WILL
Gelecek zamanın (Simple Future Tense) yardımcı fiili olması yanında “modal” olarak da kullanılan “will” kibar bir şekilde soru sormak (polite question), bir yardım istemek veya işbirliği önermek (help or cooperation) için kullanılır, yerine göre isteklilik, vaad ifade eder. “Will you; would you, could you, ve can you” ile temelde aynı anlama sahiptir fakat can’in kullanımı diğerlerine göre daha az resmi (formal)’dir.

Bu konu ile ilgili aşağıdaki örnekleri inceleyelim.

1– For planned events (Planlanmış durumlar):

They will come tomorrow.
– Yarın gelecekler.

The wedding party will begin at nine o’clock.
– Düğün yarın dokuzda başlayacak.

2– Willingness (isteklilik) and promise (söz verme):

I will write the letter soon.
– Mektubu hemen yazacağım. – (WILLINGNESS)

I will do it as you want.
Onu istediğin gibi yapacağım. – (PROMISE)

3– Polite invitation and offers (Kibarca davet veya öneri):

Will you dance with me?
Benimle dans eder misiniz?

Will you have some more sugar?
Biraz daha şeker alır mısınız?

4– Polite request and orders (Kibarca talep bildirme):

Will you go out, please?
Lütfen dışarı çıkar mısınız?

5– Orders insisting angrily (Israrlı ve kızgın bir şekilde emretme):
Go out!
Dışarı çık!

Will you go out!
Dışarı çıkar mısınız!

Go out, will you!
Dışarı çıkın, olur mu!

Örneklerde görüldüğü gibi ısrar belirten bir emir cümlesi “WILL” ile yapılabilir. Bu tür emir cümleleri yazıldığında sonuna ünlem işareti ( ! ) konur.

 

WOULD

1– More polite requests and invitation (Çok kibar istek ya da davet bildirir):

– Would you please move aside?
Lütfen kenara çekilir misiniz?

– Would you please open the door?
Lütfen kapıyı açar mısınız?

– Would you like to eat a sandwich?
Sandviç yemek ister misiniz?

– Would you like some coffee?
Biraz kahve ister misiniz?

I would like to eat banana.
Muz yemek istiyorum.

2– Past habits or repeated actions in the past (Geçmişdeki alışkanlıklar ya da tekrarlanan eylemler):

I would play with cats when I was a child.
Çocukken kedilerle oynardım.

3– Unreality in conditional sentences (Şart cümlelerinde):

PRESENT:

What would you do if you were Prime Minister?
Başbakan olsanız ne yapardınız?

PAST:

If he hadn’t been ill he would have come.
Eğer hasta olmasaydı gelirdi.

4– Past refusals by using “wouldn’t”(Gemişde reddedilen eylemlerde)
Ali didn’t go to the cinema because his father wouldn’t let him.
Ali babası izin vermediği için sinemaya gitmedi.

5– Willingness or determination in reported speech (Dolaylı anlatımlarda):

He said, ‘I will go to Ankara tomorrow’.
O, yarın Ankara’ya gideceğim dedi.

He said he would fly to Ankara the next day.
Yarın uçakla Ankara’ya gideceğini söyledi.

6– Preference with would rather, would sooner, would prefer (tercih bildirme):

Would rather:

I would rather die than yield to the enemy.
Ölmeyi düşmana teslim olmaya tercih ederim.

Would sooner:

I would sooner eat something sweet than sour.
Tatlıyı ekşiye tercih ederim.

Would prefer:

I would prefer to take the subway.
Metroya binmeyi tercih ederim.

 

Exercises 1

Exercises 2

Exercises 3

Exercises 4

Exercises 5

Exercises 6

Exercises 7