Must / Have to (İngilizce’de zorunluluk)

Paylaş...
Share on Facebook13Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Pin on Pinterest0

Must – Have to obligation (zorunluk) necessity (gereklilik)

“Must” bir şeyin yada bir durumun “çok gerekli yada zorunlu” olması anlamındadır ve bu gerekliliği ya da zorunluluğu yerine getirmekten başka çaremiz yoktur. Günlük yazı ve konuşma dilinde “HAVE TO” dan daha az sıklıkla kullanılır.

Bu genel açıklamadan sonra konuyla ilgili örneklere bakalım:

1– Necessity and strong orders or advice (Gereklilik ya da zorunluluk):

Everybody in a family must work.

Ailede herkes çalışmalıdır. (Ailede herkes çalışmak zorundadır)

We must save up some money for the future.

Gelecek için biraz para biriktirmeliyiz. (Gelecek için biraz para biriktirmek zorundadır)

2- Obligation referring to present or future (Mecburiyet):

We must stop when the light is red.

Trafik ışığı kırmızı yandığında durmalıyız.

You must pay our debt immediately.

Borcunu hemen ödemek zorundasın / ödemelisin.

3To learn the wishes or intentions of the man we are talking to

(Birisinin niyetini ya da isteğini öğrenmek için kullanılır):

– Must I open the windows? Pencereleri açmak zorunda mıyım?
Why must you see him? Onu niçin görmen gerekiyor?

4- Prohibition and command with mustn’t. (Yasaklama ya da direktif verme):

You must not smoke on a bus. Otobüste sigara içmemelisiniz / sigara içmek yasak.

5- Deduction, logical conclusion (durumdan mantıksal sonuç çıkarma):

A: Nancy is yawning. (Nancy esniyor.)

B: She must be sleepy. (Uykusu gelmiş olmalı.)

Logical conclusion:

C: Amy plays tennis everyday. She must like to play tennis.

Amy her gün tenis oynuyor. O tenisten hoşlanıyor olmalı.

Necessity:

D: If you want to get into the movie theatre, you must buy a ticket.

Eğer tiyatroya girmek istiyorsan bilet almalısın.

must”ın, “C” cümlesinde olduğu gibi mantıksal bir sonuç çıkarma ve “D” cümlesinde olduğu gibi bir gereklilik ifade ettiğine dikkat ediniz.

Negative logical conclusion:

E: Eric ate everything on his plate except the pickle. He must not like pickles.

Eric, turşudan başka tabağındaki her şeyi yedi. O turşudan hoşlanmıyor olmalı.

Prohibition:

F: There are sharks in the ocean near our hotel. We must not go there.

Bizim otelin yakınında okyanusta köpek balıkları var. Oraya gitmemeliyiz.

Must not”; “E” cümlesinde olduğu gibi olumsuz mantıksal sonuç çıkarma ve, “F” cümlesinde olduğu gibi bir yasaklama ifade ettiğine dikkat edin.

6 In indirect speech (Dolaylı anlatım):

He said we must stop when the light is red.

Kırmızı ışık yandığında durmamız gerektiğini söyledi.

7 Expresses strong possibility/thought about the past with

must have + past participle (Kuvvetli ihtimal ya da düşünce):

The man is not breathing, he must have died.

Adam nefes almıyor, ölmüş olmalı / olsa gerek.

msut have to

HAVE TO

Have to, have got to, ve must temelde aynı anlama sahiptirler. Bu modal’lar zorunluluk, gereklilik, ve zaruret ifade ederler.

“I have a very important test tomorrow. So, I have (got) to (must) study tonight”, örneğinde olduğu gibi.

“Have to” günlük yazı ve konuşma dilinde “must” dan daha sık kullanılır. “Have got to” genellikle, sadece resmi olmayan yazı ve konuşma dilinde kullanılır.

Günlük konuşulan İngilizcede “have to” ( “hafta” ) , “has to” ( “hasta”) , ve “have got to” (“gotta”) şeklinde telaffuz edilirler.

– I have to ( “hafta”) go downtown today.

– Rita has to (“hasta”) go to the bank.

– I have got to (“gotta”) study tonight.

Have to”, “have got to”, ve “must” (zorunluluk bildirdiği durumlarda)’ın past formu “had to” dur.

“I had to study last night” örneğinde olduğu gibi.

Have to” ile ilgili bu genel açıklamalardan sonra genel örneklere geçebiliriz:

have to

1– Generaly expresses inescapable outside obligations (something that  somebody wants to do, or a law, etc.):

– I have to do my military service at once.

 Askerliğimi hemen yapmak zorundayım/mecburiyetindeyim.

– A passencer has to buy a ticket on the bus.

Yolcunun otobüste bilet alması şarttır ( mecburidir.)

– He doesn’t have to do his military service at once.

Askerliğini hemen yapması gerekmiyor.

– I had to do my military service at once.

Askerliğimi hemen yapmam gerekiyordu/yapmak zorunda idim.

Örneklerde görüldüğü gibi have to her tense’de ve genellikle başkalarından, kanunlardan, geleneklerimizden gelen ve yapmaktan kaçınamayacağımız bir işi yapmak için kullanılır. Must ile aynı anlamdadır. Past, future ve conditional durumlarda must yerine kullanılır.

Simple present ve simple past tense ’de soru ve olumsuz biçimleri uygunluğuna göre do, does ya da did ile yapılır. Örneğin:

– I (you, we, and they) have to do it.

– I (you, we, and they) don’t have to do it.

– Do I (you, we, and they) have to do it?

– He/she has to do it.

– He/she doesn’t have to do it.

– Does he/she have to do it?

– I (you, he, etc.) had to do it.

– I (you, he, etc.) didn’t have to do it.

– Did I (you, he, etc.) have to do it?

2– Expresses absence of necessity referring to the past with  didn’t have to:

– I didn’t have to go to the barber to have a shave because I had an electric razor.

Traş olmak için berbere gitmeme gerek yoktu, çünkü traş makinem vardı.

3– Lack of necessity

– You don’t have to go there if you don’t want to.

Eğer istemiyorsan oraya gitmek zorunda değilsin.

– I finished all of my homework this afternoon. So I don’t have  to study tonight.

 Bu öğleden sonra bütün ev ödevlerimi bitirdim.Bundan dolayı bu akşam ders çalışmak zorunda değilim.

– Tomorrow is a holiday. Therefore Mary doesn’t have to go to class.

Yarın tatil.Mary. Bu yüzden Mary okula gitmek zorunda değil.

Don’t/doesn’t have to” herhangi bir şeyin ihtiyacının yada zorunluluğunun olmaması fikrini ifade eder.

must, have to ve have got to: Yaşanan anda (Present) geçerli olan zorunluluk yada gereklilik içeren eylemlerin anlatımında kullanılırlar.

Must, have to ve have got to üçü de zorunluluk yada bir eylemin gerekliliğini anlatmaya yararlar..

Present tense yapısı içinde bazen birbirlerinin yerine kullanılabilirler ama must konuşmacının kendinden kaynaklanan ( şahsen yani dışarıdan gelmeyen) bir zorunluluk yada gereklilik ifade eder. Have to ve have got to konuşmacıdan başka birisinin yada dışardan bir sebepten dolayı eylemin gerekli yada zorunlu olduğunu gösterir.

Have got to ve Have to tamamen aynı ifadelerdir. Birincisi günlük dilde yaygın ve olağan iken ikincisi daha resmi kabul edilir.

Örnekler:

  • I must clean the house before mum gets back. I want her to find it all neat and tidy.
  • Sorry, I can’t come out now. I’ve got to tidy up my room before I’m allowed out.
  • He has to attend the clinic every two weeks. He’s really quite seriously ill.

You must come and visit us again soon. It’s ages since we saw you. (Hemen gelip bizi ziyaret etmelisin. Sizi görmeyeli yıllar oldu.)

Always, often, sometimes, never, vb sıklık belirten zarflarla normalde have to  tercih edilir:

  • I usually have to work on Saturdays so I hardly ever go away for the weekend.

They sometimes have to get their own suppers if their mother is working late.

must and have to: gelecek ve geçmiş kullanımları vardır

Must ve have got to’ nun  gelecek  yada geçmiş zaman kullanımı olmaz.

I had got to…/ I’ll have got to…/ I’ll must…/ I’ve must…. gibi ifadeler olmaz.

must kullanarak gelecek ve present (şu anki) niyetlerimizi , özellikle cümleyi kuran kişi bu zorunluluğu kendinden hissediyorsa kullanırız. Ama Must geçmiş için kullanılmaz.

Sadece Have to ‘nun geçmiş ve gelecek için kullanımı mümkündür.

Must have to Alıştırmalar:

Aşağıdaki cümlelerde boşluklara uygun kelimeleri yerleştiriniz. “must – have to

1. It’s raining heavily. Lisa……………..take her umbrella.
2. I can lend you my book, so you……………..buy a new one.
3. They……………..be in a hurry, because they have got plenty of time.
4. People……………..put their arms out of the car window.
5. Tomorrow is Sunday. You……………..get up very early.
6. Mr. Kaya can’t see well. He……………..wear glasses.
7. You……………..give them back. They don’t fit you.
8. We……………..borrow some money to buy a house.
9. You……………..stop smoking. It is very harmful.
10.Dr. Gate is going to travel abroad, so he……………..learn German in 8 months.
11.All the drivers……………..obey the traffic rules.
12.The weather is very old, so we……………..travel by plane.
13.Students……………..look at their books in the exam.
14.Sorry. I have an awful toothache, so I……………..leave the party early.
15.Tony……………..spend o lot of time for his term-work.
16.Snow covers the road. We……………..stay here.
17.Mr. Jackson feels ill, so he……………..go to the doctor.
18.The students……………..talk to each other during the exam.
19.Telling a lie isn’t a good habit. People……………..tell lies.
20.We have got a car. We……………..go there by bus.

 

Must / Have to (İngilizce’de zorunluluk)” için bir yorum

  • 02/07/2017 tarihinde, saat 18:19
    Permalink

    Elinize sağlık. Bu alıştırmaların cevaplarını nerden bulabiliriz ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir