İyi bir İngilizce Öğrencisinin bilmesi gereken 10 kelime

Paylaş...
Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Pin on Pinterest0


Yıllarca okullarda üniversitede İngilizce çalıştık ve yüzlerce belki binlerce kelime ile karşılaştık. Özellikle kariyer anlamında İngilizce çalışan kişiler sayfalarca yazılar okudular, ancak iyi bir İngilizce ye sahipseniz bu kelimelerin anlamını biliyorsunuz demektir. İşte her usta İngilizcecinin bilmesi gereken 10 kelime

10words

Corroborate ( confirm, verify, endorse, ratify, authenticate, validate, certify, support ) doğrulamak , kesinleştirmek, onaylamak

Örn: The witness had corroborated the boy’s account of the attack.

Disparate ( contrasting, different, differing, dissimilar, unalike, poles apart, varying, various )  farklı , bambaşka , benzeşmeyen

Örn: They inhabit disparate worlds of thought.

Extrapolate  ( generalize , infer , interpolate ) tahmin etmek , sonuca ulaşmak, verilerden bilinmeyene ulaşmak.

Örn: The results cannot be extrapolated to other patient groups.

Laconic (brief, concise, terse, succinct, short, pithy; taciturn, uncommunicative, reticent  ) özlü , kısa ve öz, bir konuşmanın yazının birkaç kelime ile ifade edilişi

Örn: His laconic reply suggested a lack of interest in the topic.

Pedantic (overscrupulous, scrupulous, precise, exact, perfectionist, punctilious, meticulous, fussy  ) bilgiçlik taslayan , ukala

Örn: Many of the essays are long, dense, and too pedantic to hold great appeal.

Pragmatic (practical, matter-of-fact, sensible, down-to-earth, commonsensical, businesslike, having both/one’s feet on the ground, hardheaded, no-nonsense, hard-nosed )  faydacı , eğitici , uygulayıcı , öğretici

Örn: A pragmatic approach to politics

Quintessential (typical, prototypical, stereotypical, archetypal, classic, model, standard, stock ) en özlü kısımla ilgili, özetin özeti

Örn: He was the quintessential tough guy—strong, silent, and self-contained.

Salient (important, main, principal, major, chief, primary, notable, noteworthy, outstanding  ) belirgin , göze çarpan , çarpıcı , dikkat çekici

Örn: It succinctly covered all the salient points of the case.

Spurious  (bogus, fake, false, counterfeit, forged, fraudulent, sham, artificial, imitation  ) sahte , yapay , suni , yapma

Örn: Separating authentic and spurious claims.

Syntax söz dizimi , cümle oluşturmak için uyulan kural

Kafa karıştıran kelimeler her zaman başımızın belasıdır. Uzmanlık gerektiren bu tür kelimeleri öğrenmek ve cümlelerde kullanmak sizin deneyim ve bilgi birikiminizi gösterecektir. Bu tür kelimeleri cümlelerde kullanmaya çalışmanız sizi dil konusunda bir uzman yapacaktır.

Şimdi bu kelimelerle ilgili cümleler yazabilir misiniz ? J

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir