İngilizce Özlü Sözler

Paylaş...
Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Pin on Pinterest0

İngilizce ve Türkçe Özlü Sözler

Don’t be scared of your shadow,You can’t hide from your sorrow
GöLgenden korkma,kaderinden sakLanamazsın 

*You can bear misfortune because it comes outside and it is casual, whereas the thing that hurts us is to feel sorry for the mistakes we made.
Talihsizliğe dayanabilriz , çünkü dışarıdan gelir ve tamamen rastgeledir. Ancak hayatta bizi inciten , yaptığımız yanlışlara hayıflanmadır.

*Everybody has three chars ; the one is come out ,the one is owned ,the one is thought to have.
Herkesin üç karakteri vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu zannettiği

*If you have got good friends , you don’t need to have a mirror.
İyi arkadaşların varsa aynaya ihitiyacın yoktur.

*Do you wonder what the diffence between ignorance and genius is ? A Genius has limits but an ignorant doesn’t have any.
Cehaletle dahilik arasındaki farkı merak ediyormusunuz? Dahinin sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur

*The shortest way to make dreams come true is to wake up.
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır.

*Magnates’ faults look like a solar eclipse , everybody sees them
Büyük adamların yaptığı yanlışlıklar güneş tutulmasına gibidir, herkes onları görür.

*There is no spare time , there is just the time wasting.
Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.

*Being envied is better than being pitied
Acınmaktansa kıskanılmak daha iyidir

*If you want to make some enemies ,then try to get ahead of your friends.If you want make friends , let your friends get ahead of you.
Düşman edinmek isterseniz arkadaşlarınızı geçmeyi deneyin. Dost kazanmak isterseniz , izin verin , arkadaşlarınız sizi geçsin.

*A 19 yeared young boy wants to change the world.When he comes to his sixty,he wants to change it again but he has been aware that he can’t.
On dokuz yaşındaki bir genç adam, dünyayı değiştirmek ister . Atmış yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağının farkındadır.

*Honesty is the sun of infinity.Anyway it rises.
Dürüstlük ebediyetin güneşidir. Bir şekilde doğar.

*If you want to jump farther , you have to go a few steps back.Today goes to tommorrow with the help of yesterday.
Daha uzağa zıplamak istersen , birkaç adım geri gitmek zorundasın. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.

*I try everything but I do what I can.
Herşeyi denerim; ama yapabildiklerimi yaparım.

*Love is the full story of a woman’s life, it is just an adventure for a man.
Aşk bir kadının hayatının tüm öyküsü, erkek için sadece bir maceradır

*Everything about love is true or wrong.That is the only thing nothing told about it is nonsense .
Aşkla ilgili herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.

*A broken heart is like is like a broken mirror its better to leave it as it is “Or hurt yourself trying to put it back together”
Kırk bir kalp kırk bir ayna gibidirolduğu gibi bırakmak en iyisidir “aksi takdirde parçaları bir araya getirirken kendini yaralarsın”

*Looks may capture the eyes, but it’s the personality that captures the heart
Dış görünüş gözleri ele geçirebilir ama kalbi elde eden kişiliktir

*Most people hold onto the past, look forward to the future, and do not embrace the present.Only those who can appreciate what they have now live fully.
Birçok insan geçmişe bağlanır, geleceği bekler ve şu anı kucaklamaz.Sadece şu an sahip olduklarını taktir edebilenler dolu dolu yaşarlar.

*It’s far better to tell the truth and be rejected, than to hold it back and be accepted
Gerçeği söyleyip reddedilmek gerçeği saklayıp kabul edilmekten çok daha iyidir

*Always be a first-rate version of your self
instead of a second-rate version of somebody else
Başka birinin ikinci versiyonu olacağınıza daima kendinizin birinci versiyonu olun

*A real friend is somebody who walks in when the rest of the world walks out
Gerçek arkadaş, dünyanın geri kalanı çıkarken içeri giren kişidir

*What you do every day should contribute to giving your life meaning
If it doesn’t, why are you doing it?
Hergün yaptığınız şey hayatınıza anlam katmaya katkıda bulunmalıdır.Öyle değilse, niçin onu yapıyorsunuz?

*Live every day as if it were your last Do every job as if you were the boss Drive as if all other vehicles were police cars Treat everybody else as if he were you.
Her günü son gününmüş gibi yaşa Her işi patronmuşsun gibi yap Diğer bütün arabalar polis arabasıymış gibi araba sür Herkese kendine davranıyormuş gibi davran

*A person who asks a question is a fool for five minutes; a person who never asks is a fool forever
Bir soru soran kişi beş dakikalığına aptaldır Asla sormayan biri ise sonsuza kadar aptaldır

*Don’t be sad for being without someone who is happy being without you
Senle olmaktan mutlu olmayan biriyle olmadığın için üzülme

*Try to see what no one else has seen Try to think what no one else has thought Then you will be what no one else has been
Hiç kimsenin göremediğini görmeye çalış Kimsenin düşünmediğini düşünmeye çalış O zaman başka kimsenin olamadığı kişi olursun

*Always use the time you have to finish your work
Never leave it to the last minute
Once time goes away, it never comes back
Her zaman işini bitirmen için gerekli zamanı kullan
Asla son dakikaya bırakma
Bir kez zaman geçti mi, asla geri gelmez

*Acılar paylaştıkça azalır
Grief divided is made lighter

*A good heart is worth gold
İyi bir kalp altına bedeldir

*Humility is the essence of virtue
Alçakgönüllülük erdemin özüdür

*More haste, less speed
Çabuk olmak ama acele etmemek gerek

*Our only security is our ability to change
Tek güvencemiz, değişebilme yeteneğimiz

*Bir yankıdan özgün ne bekleyebilirsiniz ki!
Don’ t expect anything original from an echo!

*En büyük yüreklilik, olduğun gibi görünmektir
The highest courage is to dare to appear to be what one is

*Sözcükler hastalıklı aklın hekimleridir
Words are the physicians of the mind diseased

*Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol
Either seem as you are or be as you seem

*Hayal gücünüzün ayarı bozuksa, gözlerinize güvenemezsiniz
You can’ t depend on your eyes when your imagination is out of focus

*Tarih asla tekerrür etmez Olsa olsa bazen ritim tutturur
History never repeats itself At best it sometimes rhymes

*İnsanoğlu gerçekliğin yüküne pek fazla tahammül gösteremez
The Human kind cannot bear very much reality

*Kimse dünyadaki tüm kitapları okuyup, tüm yolları yürüyemez
One can never read all the books in the world, nor travel all its roads

*Sonuna kadar götürmeyecekseniz, başlamanın ne anlamı var ki
If you aren’ t going all the way, why go at all

*Kaçan fırsatlar her zaman ele geçenlerden daha büyük görünür
Opportunities always look bigger going than coming

*Kimseyi hor görerek kendini yüceltme ki herkese yararın dokunsun
Let your light shine but don’ t blind others

*Çoğu insan hayatını sanki ikinci bir hayat garantiymiş gibi yaşar
Most of us spend our lives as if we had another one in the bank

*Aşk: Kalıcı olmayan bir akıl hastalığı olup, tedavisi evliliktir
Love: a temporary insanity, curable by marriage

*Mesele kimin bana izin vereceği değil, kimin beni durdurabileceği
The question isn’ t who is going to let me; it’s who is going to stop me

*Kusursuz biri olmaktan asla korkmayın, zira asla başaramayacaksınız
Have no fear of perfection you’ ll never reach it

*Herkes hata yapabilir ama sadece aptallar hatalarında ısrar ederler
Any man can make mistakes, but only an idiot persists in his error

*Zengin olmak, ne zaman zengin olduğunu söyleyebilmek kadar zor değil
It ain’ t so much trouble to get rich as it is to tell when we have got rich

*Başarılı bir taklit olmaktansa, başarısız fakat özgün olmak en iyisi
It is better to fail in originality than to succeed in imitation

*İmkansız sadece aptalların sözlüğünde bulunan bir kelimedir
Impossible is a word only to be found in the dictionary of fools

*Mutluluğu kazanacak herkes onu paylaşmalıdır Mutluluk ikiz doğmuştur
All who would win joy must share it Happiness was born a twin

*Emeksiz ve zahmetsiz elde edilebilen gerçekten değerli hiçbirşey yoktur
There is nothing truly valuable which can be purchased without pains and labour

*Halâ dünden söz ediyorsanız, bugün pek birşeyler yapmamışsınız demektir
If you are still talking about what you did yesterday, you haven’ t done much today

*İnsan zor sözler söyleyerek zor şeyleri anladığını sanır
A man thinks that by mouthing hard words he understands hard things

*Yaşam para gibidir: Dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz, ama yalnız bir kez
Life is like a coin You can spend it any way you wish, but you only spend it once

*Basit olaylar için büyük sözler söylemeye kendini alıştırma
Do not accustom yourself to use big words for little matters

*Öfkeyle maziye, korkuyla geleceğe bakmayın, uyanık gözlerle çevrenize bakın
Let us not look back in anger, nor forward in fear, but around in awareness

*Güzelliğin bir cevher olduğunu sanmak ne tuhaf bir yanılsamadır!
What a strange illusion it is to suppose that beauty is goodness

*Ya daha az yolsuzluk olsun, ya da benim bunlardan yararlanacak fırsatım olsun
I either want less corruption, or more chance to participate in it

*Bu hayatta gururu olmayanın yaşamak için yeterli bir sebebi yoktur
If one has no vanity in this life of ours, there is no sufficient reason for living

*Parasız bir adam rüzgarsız bir yeldeğirmeni gibidir, sakın bunu unutayım demeyin!
A man without money is like a windmill left without the wind, don’ t you ever forget this!

*İnsanoğlu yakınmaya olan yoğun ihtiyacını karşılamak için dili yaratmıştır
Man invented language to satisfy his deep need to complain

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir