İngilizce Kulübü - İngilizce Oyunlar - İngilizce Şarkılar - İngilizce Forum - İngilizce Dersler - İngilizce Videolar - İngilizce Çeviri - İngilizce Günlük Konuşmalar - İngilizce Linkler - İngilizce Hikaye - İngilizce Chat - İngilizce Kurs - İngilizce Test - İngilizce Romanlar - İngilizce Grammar - İngilizce Şarkı Sözleri - İngilizce Kelimeler - İngilizce Sözlük - İngilizce Test - İngilizce Tiyatro - İngilizce Klipler -İngilizce Ders Teknikleri - İngilizce Aktiviteler - İngilizce Pratik - İngilizce Alıştırmalar - İngilizce Fıkralar - İngilizce Sözler - İngilizce Deyimler - İngilizce Diyaloglar - İngilizce Masallar - İngilizce Şiirler - İngilizce Türkçe - İngilizce Türkçe Sözlük - İngilizce Nickler - İngilizce Sözler - İngilizce Harfler - İngilizce alfabe - İngilizce Haberler - İngilizce TV İzle - İngilizce Televizyon Kanalları
Anasayfa arrow Modals arrow can - could  
07 09 2010
ANAMENU
Anasayfa
Tüm Haberler
Hakkımızda
Linkler
Games and Fun
Kulüp Döküman İndir
İngilizce Nasıl Öğrenilir
İngilizce Yıllık Planlar
İngilizce Aktiviteler
İngilizce Çocuk Şarkıları
İngilizce Roman ve Hikaye
İngilizce Flash Hikayeler
İngilizce Ders Videoları
İngilizce Masallar
İngilizce Şiirler
İngilizce Dinleme
İngilizce CANLI TV İZLE
İngilizce Radyo Dinle
İngilizce Oyunlar
Günlük Hayatta İngilizce
Sing A Song
Müzik Dinle
Seviye Tespit Sınavı
Anında Çeviri
Bunları Biliyormuydunuz?


Dersler
Tenses in English
Modals
Grammar
can - could Yazdır E-Posta

                                                      CAN

"
Can" şu andaki ya da gelecekteki yeteneği ya da kapasiteyi; izin ya da olabilirliği ifade etmek için kullanılır. Negatif şekli "can’t", "can not", ya da "cannot" olarak yazılabilir ve eğer bir izin için kullanılmış ise reddetmek yani ‘ hayır ‘ anlamına gelir.

Şimdi
CAN
ile ilgili örneklerimizi görelim:

1- for ability (Yetenek, muktedir olma, yapabilme ifade eder):

- A strong man
can
lift heavy things.
- Güçlü bir insan ağır şeyleri kaldıra
bilir
.

- A:
Can you swim? A: Yüzebiliyor musun
?
- B: Yes, I
can. B: Evet, yüzebiliyorum
.

- A: I
can
ride a bike. A: Bisiklete kullanabiliyorum.
- B: I
cannot
ride a bike. B: Ben kullanamıyorum.

2- In asking for permission or giving permission (İzin isteme ya da izin verme, müsaade etme):

- You
can
take a break if you are tired.

— Yorulduysan dinlene
bilirsin
.


-
Can
you help me a minute, please?

— Lütfen bir dakika bana yardım
edebilir misin
?


-
Can
I read your newspaper?

— Gazeteni okuya
bilir miyim
?

3- Present possibility (only in questions and negative statements) (Şu anı ifade eden olabilirlik):

- Somebody is coming.
Can
it be the postman?

— Biri geliyor. O postacı ola
bilir mi
?

4- Expresses past possibility wıth "
can have + past participle
" (Gerçmişteki olabilirlik):

- Jack
cannot have robbed
the bank yesterday, because he has been in prison for a long time.

—Dün bankayı Jack
soymuş olamaz
çünkü o uzun zamanda beri hapishanede yatıyor.

5- "
Cannot help
"(idiomatic meaning) (Mecazi anlam):

- He
cannot
help smoking.

— Sigara içmekten
kendini alamıyor/içmemek elinde değil
.

6- Disbelief (
can’t
) (İnanmama durumunda):

- You
cannot
mean that! You must be kidding.

— Bunu kastet
miş olamazsın
! Şaka yapıyor olmalısın.

7- Inappropriacy / inaccuracy (
can’t
) (uygun olmama, uygunsuzluk ifade ederken):

-You
cannot
wear that dress! It’s indecent.

- Bu elbiseyi giye
mezsin! O açık saçık.


COULD

"Could" geçmişteki bir yeteneği, kabiliyeti ifade etmek için kullanılır ve bu anlamda "Can" in Past formudur. Örnek:Our son could talk when he was two years old.
Oğlumuz 2 yaşında iken konuşabiliyordu.


Fakat sadece burada kullanılmaz, could aynı zamanda şu andaki ya da gelecekteki olabilirliği ifade etmek için ve kibarca “ bir şey için izin ya da yardım istemek” için kullanılır. Bu anlamda “can”den daha resmidir. Please (lütfen) kelimesi;

Could I please borrow your pen? şeklinde özneden sonra ya da;

Could I borrow your pen, please? şeklinde cümlenin sonunda gelebilir.


Negatif şekli "couldn’t" ya da "could not"" şeklinde yazılabilir.

Could ile ilgili bu genel açıklamalardan sonra örneklere geçebiliriz.

1- Ability in the past (Geçmişteki bir yeteneği ifade ederken):

- When he was young, he could work all day long.

- Gençliğinde gün boyu çalışabiliyordu.


- When she was five, she could read and write

- Beş yaşında iken okuyup yazabiliyordu.
- I was ill, so I couldn’t go to school yesterday OR

- Hasta idim onun için dün okula gidemedim.


2- Present possibility (İhtimal ya da tahmin bildirirken):

- There is somebody in our car, he could be a thief.

- Arabamızın içinde biri var, o bir hırsız olabilir.


3- Ability in a conditional sentence (present-unreal) (Şart cümlelerinde):


- You could learn English if you studied regularly.

- Düzenli çalışırsan İngilizce’yi öğrenebilirsin.


4- In polite requests, offers and asking for permission (İstek, öneri ya da izin ifadelerinde):



REQUEST (İstek):

- Could you help me, please?

- Lütfen bana yardım edebilir misiniz?
OFFER (Öneri) :

- Could you be my guest?

- Misafirim olur musunuz?


PERMISSION (İzin):

- Could I read your newspaper?

- Gazetenizi okuyabilir miyim?


5- SUGGESTION (Öneri):

- You could ask him to help you.

- Ondan sana yardım etmesini isteyebilirsin.


6- In indierct speech (as the past of CAN) (Dolaylı anlatımda):

DIRECT:

- She said, ’I can cook’.

-“Yemek yapabilirim” dedi.


INDIRECT:

- She said she could cook.

- Yemek yapabildiğini söyledi.


7- Expresses unfulfilled possibility in the past with could have + past participle (Geçmişte değerlendirilmeyen bir yeterlilik):

- He could have been champion, but he wasn’t given a chance.

-Şampiyon olabilirdi fakat kendisine fırsat verilmedi


{mosgoogle center}