İngilizce Kulübü - İngilizce Oyunlar - İngilizce Şarkılar - İngilizce Forum - İngilizce Dersler - İngilizce Videolar - İngilizce Çeviri - İngilizce Günlük Konuşmalar - İngilizce Linkler - İngilizce Hikaye - İngilizce Chat - İngilizce Kurs - İngilizce Test - İngilizce Romanlar - İngilizce Grammar - İngilizce Şarkı Sözleri - İngilizce Kelimeler - İngilizce Sözlük - İngilizce Test - İngilizce Tiyatro - İngilizce Klipler -İngilizce Ders Teknikleri - İngilizce Aktiviteler - İngilizce Pratik - İngilizce Alıştırmalar - İngilizce Fıkralar - İngilizce Sözler - İngilizce Deyimler - İngilizce Diyaloglar - İngilizce Masallar - İngilizce Şiirler - İngilizce Türkçe - İngilizce Türkçe Sözlük - İngilizce Nickler - İngilizce Sözler - İngilizce Harfler - İngilizce alfabe - İngilizce Haberler - İngilizce TV İzle - İngilizce Televizyon Kanalları
Anasayfa arrow Modals arrow should - ought to  
06 09 2010
ANAMENU
Anasayfa
Tüm Haberler
Hakkımızda
Linkler
Games and Fun
Kulüp Döküman İndir
İngilizce Nasıl Öğrenilir
İngilizce Yıllık Planlar
İngilizce Aktiviteler
İngilizce Çocuk Şarkıları
İngilizce Roman ve Hikaye
İngilizce Flash Hikayeler
İngilizce Ders Videoları
İngilizce Masallar
İngilizce Şiirler
İngilizce Dinleme
İngilizce CANLI TV İZLE
İngilizce Radyo Dinle
İngilizce Oyunlar
Günlük Hayatta İngilizce
Sing A Song
Müzik Dinle
Seviye Tespit Sınavı
Anında Çeviri
Bunları Biliyormuydunuz?


Dersler
Tenses in English
Modals
Grammar
should - ought to Yazdır E-Posta
Yazar Administrator   

SHOULD

1- An escapable obligation or a duty: Zorunluluklarda

- You should do your homework in time.

- Ev ödevini zamanında yapmalısın.

2- Strong possibility, a logical deduction for present or future: olması muhtemel olaylarda


- She has attended an English course. She should be good at English now.

- İngilizce kursuna devam etti. şimdi İngilizcesinin iyi olması gerekir.

3- An action that will be of advantage to the doer: yaparsan senin için iyi olur

- She should take some notes during the lesson.

- Derste bazı notlar almalısın/not alman iyi olur.

4- In questions with ‘ I ’ and ‘ We ’ asking for agreement or advice: ricalarda


- It is very hot. Should I open the windows?

- Hava çok sıcak.pencereleri açayım mı?

5- Expresses an unfulfilled expectation or obligation with  yapmalıydı fakat yapmadı ,past tense

should have + past participle:

- He should have come to the meeting. (But he didn’t)

- Toplantıya gelmesi gerekirdi/gelmeliydi. ( Fakat gelmedi )

- You shouldn’t have believed him. (But you believed)

- Ona inanmamalıydın. (Fakat inandın)

6- Description: Should + see-hear-taste: hoşuna gidecek yapmalısın

- You should see his eyes. They are your favorite color.

- Onun gözlerine bakmalısın. Senin en sevdiğin göz rengi.

- You should see their wedding rings. They are beautiful.

- Onların nikâh yüzüklerine bakmalısın. Çok güzeller.

 


 

OUGHT TO

1- Obligation, duty, and advice (Mecburiyet, yükümlülük ve nasihat):


- You ought to eat less if you want to keep fit.

- Formunu korumak istiyorsan daha az yemelisin.

- You oughtn’t to eat so much if you want to keep fit.

- Formunu korumak istiyorsan fazla yememelisin.

- Your marks are poor, you ought to study harder.

- Notların zayıf, daha sıkı çalışmalısın/çalışsan iyi olur.


2- Probability or possibility (Olasılık):


- He got a good mark in the exam. He ought to be happy.

- Sınavda iyi not aldı.Mutlu olmalı/herhalde mutludur.

3- Expresses a duty which hasn’t been done or fulfilled expectation with ought to have + past participle  (Yapılması gereken fakat yapılmayan bir yükümlülük)



- Your marks are very poor. You ought to have studied harder.

- Notların çok zayıf, daha çok çalışmalıydın/daha çok çalışman gerekirdi (ama çalışmamışsın.)

- You oughtn’t to have neglected your lessons.

- Derslerini ihmal etmemeliydin.

 Örneklerde görüldüğü gibi “ought to have + past participle” geçmişle ilgili bir ödevin yapılmadığını; olumsuz şekliyle de yapılan hatayı belirtilir.


{mosgoogle center}