| Future Tense |
|
|
|
FUTURE TENSEGELECEK ZAMAN1. Structure: Yapı
Olumsuz yaparken
Soru yaparken
Olumsuz soru yaparken
Kısa cevaplar Her şeyden evvel şunu belirtmek lazım. Olumlu cümleler için geçerli olmak şartıyla sadece birinci şahıs için ayrı bir hususiyet taşıyan bir kullanım vardır. Bu kullanım yanlış anlaşılmalara maruz kalmaktadır. Bu kullanım biçiminde daima yardımcı fiil olarak sadece will kullanılır, shall kullanılmaz. Bu kullanımda “will” in diğer şahıslar için kullanıldığına pek rastlanmaz. Ama olumsuz şekli olan won’t birinci şahıs ( I ) a ilaveten diğer şahıslar ile kullanılabilir ve bu olumsuz halin verdiği mana olumlu halin verdiğine ilaveten reddetme, inat etme, diretme gibi durumları ifade eder. Bu kullanım şeklini ekseriyetle konuşma anında verilen kararları ifade etmek için kullanırız. Bu kullanım Türkçeye yapacağım, edeceğim, çalışmayacak gibi değil de, yapayım, edeyim, çalışmıyor veya çalışmaz diye çevrilir. Somebody is knocking at the door. I’ll answer it. Biri kapıya vuruyor. Bakayım şuna. You can’t carry the table. I’ll help you. - Masayı taşıyamazsın. Yardım edeyim. Bu cümlelerde görüldüğü gibi hemen konuşma anında verilen kararlar vardır. Türkçeleri incelendiği zaman mesele daha iyi anlaşılacaktır. A: I want to tell you something. But is secret. Sana birşey söylemek istiyorum. Fakat sırdır. The patient won’t eat. Hasta yemiyor, yemem diyor, diretiyor. Asıl gelecek zaman diyebileceğimiz yani yapacak, edecek gibi durumları ifade etmekte will ya da shall kullanılır. Burada herhangi bir niyet yoktur. Gelecekte olacak bazı şartların yol açacağı sıradan gelecek zamanların anlatılmasında kullanılmaktadır. Ancak shall son zamanlarda kullanımdan düşmüştür ve yerini bütün şahıslar için “will” e bırakmıştır. Sadece resmi yazışmalarda kullanımı vardır. Biz bu durumlarda shall i kullanmayı tavsiye etmiyoruz. Shall i ileride izah etmekte fayda görüyoruz. Konuşma dilinde “will ve shall” in kısaltılmış hali olan ( ‘ll ) kullanarak kendimizi garantiye almakta fayda vardır. I will be a mother. Anne olacağım. Bu cümlelerden anlaşılması gereken, gelecekteki olayların akışı anlatılan şeylerin olmasına yol açacağıdır. Hiçbir niyet ya da tahmin söz konusu değildir. Fakat “will” in kullanıldığı cümlelerin bazan niyet mi yoksa sıradan bir gelecek zaman mı olduğu karışabilir. Bu durumda Future Continuous tercih edilir. Şu cümleye bakalım: Bu cümleden her ikisi de anlaşılabilir. Bu durumda eğer anlatılmak istenen ikinci ise yani ( Okul programının gereği olarak İngilizce öğrenecek ) se Future Continuous ile söylemek daha doğru olur. I will be studying English next year. Gelecek yıl İngilizce okuyor olacağım. Gelecekte olan olaylar hakkında tahminde bulunma, zannetme, ümit etme, emin olma, endişe etme gibi durumlarda da Future Tense kullanılır. Bu maddeye “if, when, as soon as, while” gibi bağlaçlarla söylenen cümleleri de dahil etmekte fayda var. I’m sure they’ll help me. Eminim bana yardım edecekler. Bu cümlelerden anlaşılması gereken sadece cümleyi söyleyenin hislerine tercüman oluşudur. İşaret ve belirtiler aramamak lazım. Burada hissiyatı anlatan kelimelerden birkaçı şunlardır: Present Continuous anlatırken geleceğe ait kesinlik kazanmış ayarlamalar yapılmış, söz verilmiş gelecek zamana ait olayların bu zaman yani Present Coninuous ile anlatıldığını söylemiştik. Ve yine aynı konuda, insanın elinde olmayan, iradesinin dışında gerçekleşen, hissiyat, duygu, düşünce, mantık gibi gönül ve kafa ile gerçekleştirilen continuous olarak kullanılmadığını söylemiştik. İşte bu fiiller kullanılarak Present Continuous gelecek zaman için kullanıldığında ve yine aynı fiiller ile Future Continuous’lu cümlelerin kurulması icap ettiğinde bu iki zaman kullanılmaz ve bunların yerine Future Tense kullanılır. They are knowing my secret tomorrow Bunların yerine Şeklinde söyleriz. Radyo, televizyon veya gazete gibi kitle iletişim araclarında resmi makamlara ait geleceğe dönük programlar haber olarak söylenirken yine Future Tense kullanılır. The Minister of Education will open a new school in Kadıköy tomorrow, and he will have lunch with local people. Milli Eğetim bakanı yarın Kadıköy’de yeni bir okul açacak ve yöre halkıyla öyle yemeği yiyecek. 3. Difference between going to and will : Going to ile will arasındaki fark Ancak going to önceden kararlaştırılmış veya olmasına kesin gözüyle bakılan işler için kullanılır. Adam radyoyu tamir ederken kızı yanına geliyor ve şöyle diyor: Burada adam yardım etmeye o anda karar verdiği için will kullanıyor. Dad, can you repair my bicycle this afternoon? Baba, bu öğle sonu bisikletimi tamir edebilir misin? Burada adam ilk cümlede going to kullanıyor çünkü kızına yardım etme kararını daha önce vermişti. İkinci cümlede will kullanıyor çünkü oğluna yardım etme kararını o anda veriyor. “GOING TO” FUTUREYAKIN GELECEK ZAMANGelecekte olacak olayları anlatmada kullanılan birçok yoldan sadece biridir. Türk öğrencilerin buna go fiilinden dolayı “gidiyorum” yani, eğer cümlede göstermek gerekirse “I am going to read this book” cümlesini ( Bu kitabı okumaya gidiyorum) gibi yanlış anlamalarda bulundukları görülmektedir.
1. Structure: Yapı
Olumsuz yaparken
Soru yaparken
Olumsuz soru yaparken
Kısa cevaplar “to be” fiilinde olduğu gibidir. 2. Usage: Kullanıldığı yerler
I am going to go. Gideceğim.
Ekseriyetle çok yakın gelecekte olacak işlerin anlatılmasında kullanılmakla birlikte, uzun vadeli gelecek zamanlar ait işlerin dahi anlatılmasında kararlılığın vurgulanması için bu yapı kullanılabilmektedir. I am going to give Mehmet some money. Mehmet’e biraz para vereceğim. Bu cümlede öznenin ( yani ben ) kesin bir kararı vardır. Burada niyet edilmiş, verilecek para hazırlanmış demektir. Olay çok büyük ihtimalle olacak demektir. It is going to rain. Yağmur yağacak. Bu cümlede de herhangi birinin kararı olmamasına rağmen, havada bütün yağmur belirtileri vardır ve hatta belki yağmur rüzgarı bile esmeye başlamıştır. I am going to be a doctor when I grow up. Büyüyünce doktor olacağım. Bu cümlede görüldüğü gibi sözü edilen zaman ( yani büyüyünce ) yakın bir zaman olmamakla birlikte, kesin bir karar vermişlik ve niyette kafaya doktor olmayı takmışlık sezilmektedir. Ahmet Bey is going to build a cottage. Ahmet Bey kulübe inşa edecek. Bu cümlelerde de yine belirtiler ortaya çıkmış demektir. Şimdi birkaç örnek cümle kuralım. I am going to watch the football match tonight. Bu gece futbol maçı seyredeceğim. Future Simple Exercises 1. Verb Tense Exercise : Future Simple - Will or Won't |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||

