5. sınıf hazırlık ile yabancı dil sorunu çözülür mü?

Paylaş...
Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Pin on Pinterest0


Yıllardır yabancı dil üzerine sürekli senaryolar yazılmaktadır, yabancı dildeki başarısızlık konusunda herkes birbirini suçlamakta hiç kimse kendinde bir sorun görmemektedir. Öğretmen > öğrenciyi, öğrenci > öğretmeni, okul > öğretmeni ve öğrenciyi, veli > okulu … gibi suçlamalar yapılmaktadır. Şu ana kadar iyi niyetle de olsa birçok projeler üretilmiştir ancak henüz ciddi bir sonuç alınamamıştır. Sorun tek taraflı değil her yönden değerlendirilmelidir.

En son çalışma ise 5. sınıfların İngilizce hazırlık sınıfı haline dönüştürülmesidir. Peki bu sefer olacak mı? Yakında herkes İngilizce mi konuşacak? Bu çalışma başarılı olur mu acaba ? Tabi ki hepimizin beklentisi bu , şu İngilizce işini halletmek … Ancak ben yine bir sonuç alınacağını zannetmiyorum.

Yapılan değerlendirmelerde Türkiye deki İngilizce ders saatinin az olmadığı , OECD ülkelerinin ortalamasında olduğu görülmektedir. Yani ülkemizde İngilizce ders saati yeterlidir.

Kendimizi İngilizce eğitimde Avrupa ülkeleri arasında kıyaslıyoruz ancak biz AB ülkesi değiliz, en büyük zıtlık burada başlıyor.

Öğrenci İngilizce öğrenmeye ihtiyaç duymalı, ancak şu an öğrenciler İngilizce ne işime yarayacak düşüncesinde.

Meslek Liseleri, Fen Liseleri , Anadolu Liseleri … tüm liselerde aynı ders saati ve aynı kitaplar okutuluyor. Dil eğitimi Anadolu Liselerinde ağırlıklı olmalı, Meslek Liselerinde minimum seviyede olmalı. Meslek Liselerindeki dil eğitimi öğrenci tarafından kabul görmemektedir.

Ders materyali profesyonel kurumsal firmalar tarafından hazırlanmalı, ders kitapları ile uyumlu akıllı tahta uygulamaları sunulmalıdır.

Okullardaki İngilizce sınavları TEOG gibi ulusal veya bölgesel seviye de yapılabilir.

İngilizce yardımcı kaynak kullanımları serbest olmalı, sınıf ortamları zenginleştirilmeli, tüm okullarda İngilizce için dil sınıfları olmalıdır.

İngilizce öğretmenleri bir kaç yılda bir HİE kurslarına alınmalıdır.

Üniversite öğrenciliği esnasında her öğretmen adayı en az bir kez yurt dışı deneyimi yaşamalıdır (mümkünse son sınıfta)

Okullarda E-Twinning ve Erasmus … vb projelerine ağırlık verilmelidir.

Gençlere yurt dışı kavramı, farklı kültürler, insanlar … gibi kavramlar benimsetilmeli, gençlerde merak duygusu uyandırılmalı. Doğduğu yerden hiç ayrılmamış kişilere dil eğitimini vermeye çalışmak oldukça zordur.

Avrupa da seyahat etmek çok kolay ve yaygındır, bu sayede gençler çok küçük yaşlarda yurt dışı deneyimi yaşamaktadırlar, gençlerdeki bu merak duygusu onları İngilizce ye yöneltmektedir.

Avrupa da okullarda ve sosyal hayatta farklı milletten insanlar bir arada bulunmakta ve ortak dil olarak İngilizce kullanılmaktadır. Ancak bizim ülkemizde İngilizce nin ortak dil olarak kullanıldığı ortamları bulmak çok zordur.

” Aşağıda bir araştırma ile ilgili link vardır, buradaki analizleri incelerseniz, ders saatini 10 katta arttırsanız başarının zor olduğu görülmektedir. Şahsen bende birçok ülkede dil eğitimini araştırma ve yerinde görme imkanı buldum. Listede İspanya da çok fazla saat İngilizce dersi olduğunu göreceksiniz. Ancak İspanya da da en büyük sorunun İngilizce dersleri olduğunu biliyorum , hatta İspanya da bir dil kursunda İngilizce dersi verme imkanı da bulmuştum bir kaç yıl önce. O kadar ders saatine rağmen okullarda İngilizce öğrenemiyorlar, bu yüzden İspanya da sadece dil eğitimi veren devlet okulları açılmış, öğrenciler dil seviyelerine göre sınıflandırılıp İngilizce’lerini geliştirmek için bu kurslara geliyorlar, ancak dil onlar içinde hala ciddi bir sorun…”

Odak Analiz Çalışması 

Yani İngilizce öğrenmek veya öğretmek tek bir maddeye bağlı değildir, birçok etmenden oluşur bu yüzden aceleci olmayan köklü bir çözüm bulunmalıdır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir